SON DAKİKA

15 TEMMUZ ŞEHİDİMİZİN EŞİ: YAŞADIĞIM EN BÜYÜK GURUR DARBE’NİN BAŞARISIZLIKLA SONUÇLANMASIDIR

Bu haber 17 Temmuz 2019 - 0:20 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu himayelerinde organize edilen ve teşrifi eşliliğinde gerçekleştirilen 15 Temmuz Şehit Aileleri ve çocukları için düzenlenen kahvaltıda Polis muhabirimiz Sümer TAŞKIRAN, 15 Temmuz Şehidimiz Necmi Bahadır Denizcioğlu’nun eşi Pınar Denizcioğlu ile özel bir röportaj gerçekleştirdi.

Röportaj’da Şehit eşi Pınar Denizcioğlu muhabirimize yaşadığı karanlık geceyi şu şekilde anlattı:

“O gece ben İzmir’deydim. Eşim bir hafta sonra yanımıza gelecekti fakat Ankara’da kalkışma hareketi yaşandığını öğrendik. O sıralarda eşimle sürekli telefonda irtibat halindeydik. Eşim telefonda 10:45, 11:00’e doğru dışarıya çıktığını söyledi. Milli İstihbarat Teşkilatında, sonrasında Genel Kurmay Başkanlığı ve en son olarak Külliye kavşağında olduğunu söyledi. Yoğun bir kalabalığın olduğunu, polislerin güvenlik tedbiri dolayısıyla vatandaşın geçmesine izin vermediğini fakat buna rağmen vatandaşların hain darbecilerce ve tanklara karşı durmak istediklerini söyledi bana. Sonrasında kendisine telefonla ulaşamadım ve hiçbir şekilde irtibat kuramadım. Televizyonda izlemeye başladım ve Ankara’da gördüğüm manzaraya inanamadım. En son yapılan anonsta 18 Ambulans’ın Genel Kurmay Başkanlığı’nın önünde beklediğini duyunca bu kalkışmanın ne derece çok korkunç olduğunu ve gerçekten ülkemiz için büyük bir tehlike baş gösterdiğini o dakikalarda daha net idrak etmeye başladım. Tabiki daha önce okudumuz darbelerin hiçbirine benzemiyordu çünkü sivil halka ateş ediliyordu. O gece darbelerin en korkuncunu yaşadık ülke olarak” diyerek duygularını ifade etti.

Şehit Eşi Pınar Denizcioğlu sözlerine şöyle devam etti: “ Bu tarihi günün içinde olabilmek ayrı bir onur. Bir süre sonra yaşadığımız acının yerini gururun alması, değerli devlet yetiklililerimizin ve sizlerin desteği ile oluşuyor. Aksi takdirde evimizdeki hüzün, özlem ve burukluğun tarifi imkansız olurdu. Sizlerin, devlet büyüklerimizin ve halkımızın sevgisi desteği ve duaları sayesinde ayakta duruyoruz. Acımıza ortak oluyorsunuz.

En büyük gurur duyduğumuz şey ise darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması oldu. Eşimin naaşını görünce yüzünün ne kadar mesut ve muzaffer bir şekilde olduğunu gördüm. Bu nedenle çok müsterihim. Evet eşimi çok özlüyorum. 11 yıllık eşim ve kızım Çiğdem’in babası ama dönüp bakınca o gece Ankara’da hiç tereddütsüz yanında olmayı ben de çok isterdim. Hatta daha öncesinde Atatürk Havalimanında bir saldırı gerçekleşmişti ve aramızda geçen dialog şöyledi: “ Bu terör örgütlerine dur demek için sokağa çıkmamız gerekiyor Pınar” ve bunu hissettiği anda kendini sokağa atmıştı.

Şunu çok iyi biliyorum ki; geriye dönüş olsa asla aramıza dönmek istemez ve “keşke o gece çıkmasaydım” şeklinde bir cümle asla kurmazdı. Çünkü son derece müsterih bir şehit yüzü vardı onda. Bugün olsa yine dışarı çıkar ve hainlere karşı savaşırdı. İşte ben de bu gururu yaşamaktan onur duyuyorum. Allah onun emanetini bana gururla büyütmeyi nasip etsin. Bizim şehit eşi olarak görevimiz ise evlatlarımızın başında olup, dik duruş sergileyerek gurur ve onurla evlatlarımıza vatan sevgisini ve bilincini aşılamaktır.

Ben de kızım Çiğdem’i merhametli, kendi ayakları üzerinde durabilen vatansever ‘ülkem kalkınsın’ sevdasını gülebilecek bir evlat olarak yetiştirmek istiyorum. Bizim güçlü bayanlara ihtiyacımız var. Çünkü onlarda belki bir gün şehit eşi, şehit annesi olabilirler. Bu bağlamda temennim şudur ki; bayrak ve vatan sevgimiz nesilden nesile aktarılsın.

İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun himayelerinde düzenlenen bu kahvaltı toplantısında bulunmak beni ve özellikle çocuklarımızı çok mutlu kıldı. Bizi hatırladınız, şehidimizi andık dualar ettik. Çocuklarımıza hediye takdimleri oldu ve çok keyifli vakit geçirdi çocuklarımız. Etkinlikler aracılığıyla kaynaşma şansı yakaladılar. Aynı acıları yaşayan şehit çocukları birlikte kaynaşmanın verdiği mutluluğu tattılar. Özellikle çocuklar için büyük motivasyon kaynağı olduğunu eklemek isterim. Çünkü şehit çocuğu olma yolculuğunda yalnız olmadıklarını öğreniyorlar ve birbirlerini incitmemek için adeta yarışıyorlar. Sizin aracılığınızla İçişleri Bakanlığımıza, Ankara Emniyetimize, tüm devlet büyüklerime ve emeği geçen herkese çok teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız!”

ÖZEL HABER: Sümer TAŞKIRAN

www.polisbasin.com

www.polismedya.com.tr

www.polismedya.tv

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.