A HABER TV YURT HABER MÜDÜRÜ KERİM ULAK SATIR ARASI PROGRAMINDA 2 ÖNEMLİ KONUĞU AĞIRLADI VE KORONAVİRÜS İLE İLGİLİ ÇARPICI SORULAR SORDU

A Haber Tv Yurt Haber Müdürü Kerim ULAK, 28 Nisan 2020 Saat 21.00’de SATIR ARASI Programında Ankara Stüdyosuna bağlanarak 2 önemli konuğu ağırladı.

Kerim Ulak, konukları Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr.  Mehmet Ceyhan ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mevlüt Karataş’a dünya gündemine oturmuş olan Covid-19’a ( Koronavirüs ) dair herkesin merakla beklediği önemli sorular yöneltti.

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr.  Mehmet Ceyhan’a hastalıkla alakalı sönümleme başlayıp bağlamadığı ve bundan sonraki süreçte vatandaşları neler beklediğine dair yönelttiği ilk soruda yapılan açıklama şu şekilde: “ Dünya geneline bakınca rakamlarda bir yatak çizme başladı. Elbette tamamen hastalığın azalmasından kaynaklanmıyor. Tabiki rolü var ama belli artışı görebilmek için test kapasitesi şart. Her ülkenin test kapasitesi olmadığı için etken olabilir fakat şu an gelinen noktada aşağı yukarı Amerika, Fransa ve İngiltere bugün açıklama yapmamasına rağmen yaklaşık 10 gündür yatay bir çizim görülmekte. Türkiye’de ise bizim için yatay çizimin öneminden ziyade ‘Salgının Kontrol Noktası’ çok daha önemli. Salgının 1. dönemini alınan tedbirlerle, vatandaşların bu tedbirlere uymasıyla beklediğimizden daha kısa sürede yakaladık. Tabi tüm Türkiye bu noktaya varmış değil, fakat yavaş yavaş her şehir bu noktaya gelecek. Şimdi ise salgının 2. döneminde kontrol edebileceğimiz dönemde kalmak çok önemli. Kabul edelim ki 2.dönem, ilk salgın döneminden daha zor olacak. Daha dikkatli olmalıyız çünkü şimdiye kadar salgının ilk döneminde insanları eve soktuk, dışarıya çıkanlara maske takın, sosyal mesafeyi koruyun ve hijyen tedbirlerini uygulayın dedik. Şimdi ise 2.dönemin ilk bölümünde tedbirlerin gevşetilmeli yapılacak. Tabiki bu devlet tarafından yapılacak. Bu planlar yapılırken bizim bu noktada kalmamız lazım. Çünkü bugün 5 bin 18 iyileşen vaka var yani günlük vaka sayısını 2 binlerin altında düşürmemiz ve orada devam ettirmemiz gerekiyor ki artış olmasın. Kontörlü sağlamalıyız.
2. dönemin 2. kısmında ise tedbirleri gevşetmeye başlayacağız. Yani şimdiye kadar evde tutulan vatandaşları toplum içine yavaş yavaş katmaya başlayacağız. Tam bu noktada iş zorlaşacak çünkü virüs hala mevcut ve bağışık olmayanlar bu topluma karışacak.  Hem şimdiye kadar yapılan tedbirleri daha dikkatli olarak yapıp hem de ekstra şeyler yapacağız. Evet herkes sıkıldı, bunladı ama hazır iyi bir noktaya gelmişken gereğinden fazla serbestlik ortaya çıkarsa bu virüs tekrar dalgalanır ve yeniden vaka ve ölüm artışları görmemiz mümkün olur. Bunların örneklerini Japonya ve Singapur’da gördük. Biraz gevşeyince vaka sayıları arttı. Bu nedenle, hangi tasvirlerin hangi aşamayla hangi şekilde kalkacağı son derece önem arz eden bir husus. Dolayısıyla devlet bununla ilgili olarak planlamalar yapmakta. Şu aşamada salgının kontrolü açısından oldukça iyi bir noktadayız.

Haber Müdürü Ulak’ın, 65 yaş ve üstü ve 20 yaş altı gençlerin sokağa çıkmasına yönelik sorusuna ise Prof. Dr. Mehmet Ceyhan,  Koronavirüs’ün karşılıklı solunum temasıyla bulaştığını, yani 1,5 metreden yakın konuşurken öksürürken, hapşırırken damlacık yoluyla insandan insana bulaşıyor. Daha az bir yolu ise yeni öksürmüş hapşırmış yerlerle dokunup ellerin ağız ve yüze sürdürmesiyle bulaştığı bilgisini aktardı. Dolayısıyla en az etki edebilecek durum olarak özellikle hafta sonu sokağa çıkma yasağı olduğu zamanda 65 yaş ve üstü vatandaşların gerek psikolojik gerek fiziksel (hareketsizlik, kemik ve kas zayıflığı vb.) sorunların yaşanmaması adına kendi evlerine yakın bölgelerde yine sosyal mesafeyi koruyarak, maskeyle ve yanlarında el dezenfektanı bulundurarak oturacakları veya dokunacakları yeri dezenfekte edip belli sürelerde dışarı çıkılabilir önerisini sundu. Tabiki bu kararların devlete ait olduğunun da altını çizdi.

Kerim Ulak’ın, Mayıs ayı sonunda bayramlaşmalar olacak mı hayat normale dönecek mi? sorusu üzerine Prof. Dr. Mehmet Ceyhan şu açıklamalarda bulundu: “Normalleşme derken ilk vakadan önceki dönem, yani 10 Mart öncesi dönem kastediliyorsa uzun bir süre gerçekleşmeyecek ve eski bayramlaşmalar, kalabalıkların bir araya gelmesi olmayacak. Bir süre daha temkinli olacağız. Bazı yerler açılsa bile belli kurallarla açılacak. Nişan, düğün vb faliyetlerde kurallar olacak. Belli yerlere gidilince yine maske takılacak. Tedbiri elden bırakmayacağız.” Tam anlamıyla normale döndük demek için ya virüs mutasyona uğrayıp aramızdan ayrılacak veya etkili bir aşı yapılıp herkese yapılacak ve herkes bağışık hale gelecek yada Türkiye’de vaka sayısı maksimum 5 olursa yurt içinde tedbirler almamıza gerek kalmaz o zaman yurt dışı yasakları devam eder ve hayat normale döner diyebiliriz.

Kerim Ulak’ın bir diğer sorusu ise: Yazın sıcaklık nedeniyle virüs  ortadan kalkar mı öngörünüz nedir?
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: “Pandeminin özelliği budur, bunun mevsimi olmaz. Bir çok büyük pandemi yazın ortasında ( Temmuz- Ağustos) ortaya çıkmıştır. Çünkü Pandemik virüs kimsenin bağışık olmadığı bir virüstür. Yoksa zaten pandemi yapamaz. Bu nedenle havaların ısınmasıyla virüs biter diye bir durum söz konusu değil. Pandeminin bitmesi, alınacak tedbirler ve vatandaşların bu tedbirlere uymasıyla ilgilidir.

Koronavirüs belirtileri gösteren fakat 2 kez test sonucu negatif çıkan Meslek Hastalıkları Hastanesi Başhekimi ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mevlüt Karataş’a geçmiş olsun dileklerini ileterek, yaşadığı durumu ve toplumda da bu tarz örneklerin olabilirliğini paylaşmasını istedi.

Doç. Dr. Mevlüt Karataş: “Koronavirüs hastalarıyla çok yakın temas etmememe rağmen bir akşam yüksek ateş, baş ağrısı ve halsizlik oldu tabi ilk akla gelen şey ‘acaba korona mı oldum?’ oluyor. Test yaptık ve test sonucu negatif çıktı. Sonra belirtiler azaldı. 2. test yapıldı o da negatif çıktınca Covid-19 olmadığım netleşti ve tedavimden sonra iyileşerek maskeli bir şekilde işimin başına geri döndüm. Türkiye’de pozitif vakaların yanı sıra pozitif olmayan vakalar da mevcut. Hemen hemen 1 milyon insan benim yaşadığım durumu yaşamış olabilir. Dolayısıyla hastalarla empati kurdum. Bu sayede hastaların yaşadıklarını da anlama imkanımız doğdu. Bir hekim olarak işin hasta tarafında olmak bana bir çok şey kazandırdı. Hastalığa hakim bile olsanız zaman zaman ümitsizliğe düşüldüğü noktalar da oluyordu. Dolayısıyla koronavirüs hastalarıma hep moral aşılıyordum ve hayata pozitif bakmalarını sağlıyordum.

A Haber TV Yurt Haber Müdürü Kerim Ulak, yayın esnasında vatandaşların merak ettiği ‘farkına varmadan hastalık atlatılır mı? Bunu sonradan nasıl anlarız? sorusu üzerine, Doç. Dr. Mevlüt Karataş önemli açıklamalarda bulundu.

Karataş: “Tabiki asemptomatik vakalar var ve bu hastalığı sessiz sedasız geçirmiş hatta bağışıklık kazanmış bireyler de vardır. Bu vakaların hepsi semptomatik olsaydı biz bu vakaların bir çoğuna çok çabuk tanı koyardık çünkü bu vakalar bir şekilde ya hastaneye gelecek ya da getirilecekler ve test yapılarak veya tomografi çekilerek tanı konulacak.”

ÖZEL HABER: Sümer TAŞKIRAN

www.polisbasin.com

www.polismedya.com.tr

www.polismedya.tv

YORUM ALANI

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.