SON DAKİKA

BU YOL NEREYE GİDER?

Bu haber 20 Aralık 2020 - 15:19 'de eklendi ve kez görüntülendi.

 Yol denince aklımıza ilk gelen, bizi hedefe ulaştıran, ulaşmamıza kolaylık sağlayan her şeydir. Denizde, havada, karada, gönülde, sevgide, ilimde, irfanda velhasıl arzu ettiğimiz, hayal ettiğimiz her birinin yolu vardır.

       Yol vardır dosta gider, yol vardır hayra. Yol vardır şerre görürür. Öncelikle gideceğin yolu, hedefi belirleyeceksin, emin olacaksın sonra da engelleri geçeceksin. Eğer yalnız gideceksen hep aydınlıkta gidemeyebilirsin, karşına karanlıklar da çıkar fakat sen bunlara aldırış etmeyip dağ-tepe aşarak zor da olsa hedefine ulaşacaksın. Ama nereye gittiğini bilmiyorsan, hangi yoldan hangi vakit gittiğinin önemi de yoktur.

       Yolculuk, hayatın vazgeçilmez gerçeğidir. Doğduğumuz günden öldüğümüz güne kadar hep yol yürüyeceğiz. Çünkü bu yollar bizi hayata hazırlayacak, dünya ve ahiret hayatımızı tanzim edecek. Bunun için önce hedefimizi iyi belirleyeceğiz, soracağız, sorgulayacağız, araştırıp inceleyeceğiz. Bilmediğimiz yola çıkmayacağız.

      Çocuktun, annen-baban yol gösterdi, doğruyu eğriyi öğretti. Okula gittin öğretmenlerin seni pişirdi hayata hazırladı. Artık önünü görebiliyor, kararlar verebiliyorsun.

      Dünya kitabını çok iyi okuyacak, Alllah’a olan inancını da sağlam tutacaksın. Geriye ise gideceğin yollar kalıyor. Şunu unutma; yol onun, varlık onun. O zaman “Allah’a dayan Sa’ye sarıl Hikmet’e ram ol yol vasa budur bilmiyorum başka çıkar yol” diyen söz ustalarını okuyacaksın, dinleyeceksin, anlayacaksın ve olgunlaşacaksın.

        Yol var Allah’a götürür, yol var şeytana arkadaşlık yaptırır, felakete götürür. Bu nedenle yol arkadaşını iyi seçeceksin yoksa yol yorgunu olursun. Demekki yola çıkmadan önce hangi yoldan hangi hedefe gideceğini iyi araştıracak, dersine çok iyi çalışacaksın. Nereye gittiğini bilen insana dünya kenara çekilip yol verir ona. Yeter ki yolumuz ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine olsun. Sadece kendin için değil, Allah için, Vatan için, Bayrak için yol bulacak, yürüyeceksin.

     Herkes tutturmuş bir yol, gidiyor. Hakka, doğruya gitmeyen yol neye yarar. Doğru tektir, yeter ki ona giden yolları bilelim. Başarmak için yolunu iyi seçeceksin. Elbette zorluklar olacak, karşına engeller çıkacak, şunu unutma; hiç bir başarıya çiçekli şose yollardan gidilmez. Mutlaka zorluklarla karşılaşacaksın ama başaracaksın. Doğduğun günden şu anki zamanına kadar geçen hayatını sinema şeridi gibi gözünün önüne getir, buraya kadar hangi zorluklardan, hangi yollardan geçtiğini artısını-eksisini gör, düşün, ona göre bundan sonra gideceğin yolu ve yol arkadaşını daha iyi seç.

     Hayatı zorluklarla dolu çok çetin yollardan geçmiş ama başarıya ulaşmış, hem vatanı hem insanlığı kurtarmış, zafere ulaşmış, dünya lideri olmuş ATATÜRK’ün hayatını çok iyi okuyacaksın. Senin dininin Peygamberi Hz. MUHAMMED ( SAV )’ın hayatını çok iyi okuyacaksın. Çünkü bunların hayatı sana dünyevi uhrevi yolculukta rehber olacaklar. Atatürk, Peygamberimizin hayatını çok iyi okumuş, analiz etmiş, rehber edinmiştir. Ayrıca tarihi ve tarihe yön veren şahsiyetleri çok iyi araştırmış, başarılarını kendine rehber edinmiş ve başarıya ulaşmıştır. Hedefine ulaşmak için önce inanmış, sonra canını ortaya koymuştur.

     Sen de yola çıkarken rehberini iyi seçecek, pusularını yanından ayırmayacaksın. İşaretlere dikkat edecek, bilginle ilerleyeceksin. Ayaklar kalbin gittiği yere götürür ama yine de soracaksın. Bir kere yolunu kaybetmektense iki kere sormak daha iyidir. Sormakla bir şey kaybetmezsin.

      Zaten hayat bir yolculuk değil mi? Ana karnından dünyaya, buradan da kabire yolculuk. Ama kaç yıl bu yolu yürüyeceğiz onu bilmiyoruz. Bu nedenle yol hazırlığını iyi yapacağız, yanımıza azığımızı alacağız.

    Şairin ifadesiyle; yol onun, varlık onun gerisi hep angarya. Yüz üstü çok süründün, ayağa kalk SAKARYA!

        NOT: Pandemi döneminde sağlık çalışanlarımız büyük özveri ile çalıştılar, onları kutluyorum. Sonuçta devletimiz şefkatli kolları arasına sardı, uzun süredir arzu ettiğimiz imkanları sundu çok güzel ama onlarla beraber gece gündüz demeden, mesai mefumu tanımadan yine bizim sağlığımız, huzurumuz için arsızla, hırsızla mücadele eden, pandeminin azalması için gayret gösteren güvenlik güçlerimize de, sağlık çalışanlarına tanınan hakların tanınması, yüce devletimizden talebimizdir. Onlar da bunu çoktan hakettiler. Haklı olarak beklenti ve ümit içindeler. Devletimizin güvenlik güçlerimizi bu haktan mahrum etmeyeceğine inanıyoruz.

KÖŞE YAZARI: ABDULLAH KAPLAN

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.