SON DAKİKA

EĞİTİM VE GENÇLİK

Bu haber 18 Kasım 2021 - 12:06 'de eklendi ve kez görüntülendi.

  Yine bir 24 Kasım Öğretmenler Günü… Güzel nutuklar atılacak, ziyafetler verilecek, öğretmenlerin sosyal hakları ve bir dizi vaatler sıralanacak. Siyasiler ve iktidarda olanlara törenler, kutlamalar derken öğretmen temsilcileriyle bir araya gelme fırsatı doğacak. O gün herkes mutlu görünecek.

  Ama kimse eğitimin ne hâllere düştüğünü; okulların, sınıfların yetersizliğini; köy okullarının niçin kapatılıp köy çocuklarını taşımalı eğitime mecbur bırakıldığını; köyde öğretmen olmadığından çocuğunu okutmak için köyünü, evini terk eden köylü vatandaşın şehre geldiğini; çekilen sıkıntıları; toprağı neden işleyemediğini anlatan olmayacak.

  Elbette eli öpülesi öğretmenlerimiz bir gün değil her gün hatırlanmalı, maddi manevi sıkıntıları giderilmeli. Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın daha savaş yıllarında meclis konuşmasında milletvekili maaşının öğretmen maaşını geçmemesi gerektiğini söylerken öğretmen ve eğitimin önemine, zaferin eğitimle kazanılacağına vurgu yapması oldukça manidardır.

   Hasbelkader bir eğitimci olarak bugün eğitim öğretim, öğretmen öğrenci profilini incelediğimde endişelerim gittikçe artıyor. Özgür öğrenci (gençlik) yetiştireceğiz derken bilimden, kültürden olmaktan; tarihini, dilini bilmekten; vatanına, bayrağına, maneviyatına bağlılıktan uzak bir nesil yetiştiriyoruz.

  Cumhuriyetin ilanından 2 yıl evvel 16 Temmuz 1921 tarihinde Ankara’da toplanan Maarif Kongresi’nde yaptığı konuşmada Mustafa Kemal’in gençlik ve kültür konusuna önemle vurgu yaptığını görüyoruz: “Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken onlara bilhassa mevcudiyeti ile,hakkı ile, birliği ile çatışan bütün yabancı unsurlarla mücadele etmesi lüzumu ve millî fikirleri büyük bir heyecanla bütün yabancı fikirlere karşı şiddetle ve fedakârca savunma mecburiyeti aşılanmalıdır. Teferruatını tamamıyla ihtisas sahiplerine (öğretmenlere) bırakmak istediğimi bu mesele hakkında bazı umumi görüşlerimi tamamlamak için yeni neslin donatılacağı manevi vasıflar arasında kuvvetli bir fazilet sevgisiyle bir intizam ve bir tertip fikrinden bahsetmek mecburiyetindeyim.”

  Mustafa Kemal, manevi vasıflar derken vatan sevgisi, bayrak sevgisi, millet sevgisi, okumak, çalışmak, manevi değerlere saygı, kültür birliğimizi, dilimizi korumak ve geliştirmek, icat, keşif ve yeni buluşlar yapmak, ilimde, fende yükselmek anlamı taşımaktadır.

  Gençlerimiz kitap okumuyor, tarihini bilmiyor, kendi kültüründen uzak. Böyle olunca da özünü unutarak yabancı hayranlığı başlıyor. Televizyondaki yarışmalarda görüyoruz; eğer sorular kendi kültüründen, tarihinden, kendi sanat dünyasından, millî manevi şahsiyetlerden, türküsünden, halayından, horonundan gelirse ya seyirciye soruyor ya da joker olarak seçtiği kişiye soruyor. Gerçi onlar da yarışmacıdan farksız. Fakat yabancı müzik, film veya sanat dünyasından sorulursa onu rahatlıkla biliyor. Bu vatandaş diplomalı cahil çünkü kendi kültüründen yoksun, yabancı kültürlerin hayranı.

 Gençler, lütfen kendi tarihinizi, kültürünüzü sevin; kendi yazarlarınızı okuyun. 

  Öğretmenler, “Yeni nesil sizin eseriniz olacak.” mesulsünüz.

  Gençler, Türkiye denince kalpleriniz bir başka çarpsın, yüreklerinizde hep vatan ve bayrak aşkı olsun.

  Gençler; makama, şöhrete ve servete itibar etmeyeceksin, doğruluktan ayrılmayacak, haklının yanında haksızın karşısında duracaksınız.

  Gençler, şahsi ideallerin değil millî mefkûrelerin peşinde koşacaksınız.

  Gençler; lügatinizde köşe dönmek, ihale almak, haraç almak, vebal almak olmayacak.

  Gençler; Türk-İslam davasında çileye gardaş olacaksınız ama alçaklarla, hainlerle asla yoldaş olmayacaksınız.

  Ey Türk gençliği! Birinci vazifeniz Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

  “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”

Köşe Yazısı: Abdullah Kaplan

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.