Engel Nedir Bilir misin?

  İnsanoğlu doğuştan engellidir. Kimi zihnen, kimi kalben, kimi bedenen, kimi de ruhen…

  Bugün yüreği saf, gönlü güzel, engel tanımayan, güzel, bedenen engelli kardeşlerimi konuşacağım ama önce engel nedir, asıl engelli kimlerdir onun izahını yapalım.

  Engel, hedefe ulaşmayı zorlaştıran maddi ve manevi çukurlar, taşlar, tümsekler, yokuşlar ve manialardır.

  Ruhu kararmış, yüreğinde bir parça merhamet olmayan acımasız, sevgisiz, hissiz, bencil, saygısız, inançsız, merhametsiz, duygusuz, kendinden başkasına hayat hakkı tanımayan, zifiri karanlık yaratıklar insanlık için en büyük engeldir. Kendisi için olmayan başkası için olmasın diyen, yakan, yıkan, karalayan, horlayan, itip kakan, hep ben diyen, biz diyemeyen insanlığın yüz karası yaratıklar… Bunlar yaratılanı yaratandan ötürü hoş görmeyen, boş görenlerdir.

  Her canlı güzeldir. Özellikle insanoğlu eşref-i mahlukattır. Allah tarafından sorumlulukla yüklenmiştir.

  Gelelim esas konuya: Ülkemizde 84 milyonun %10’u oranında doğuştan veya sonradan geçirdiği bir kaza veya hastalık nedeniyle engelli vatandaşlarımız vardır. Şunu da asla unutmayalım: Hayatta kaldığı sürece her insan engelli adayıdır.

  Engelli kardeşlerimiz biz engel olmadığımız sürece engelleri aşmaya çalışan, yüreği sevgi dolu, hayata tutunmaya çalışan, haline şükreden, insanları kandırmadan, çalıp çırpmadan, kimseye zarar vermeden hayatını idame ettirmektedir

  Gözü görmüyordur ama o yüreği ile görür, kimseye yan gözle kem gözle bakmaz. Yeter ki onun bastonunu elinden almayalım. Biz görüyoruz da ne oluyor gözlerimiz fırıl fırılgünah çukuru olmuş herkesi taciz ediyor, rahatsız ediyor, harama bakıyor, bütün kötülüklere görerek gidiyor. Diyorum ki keşke görmeseydi.

Kardeşim sen maddeyi görmüyorsun

Gözün sana engel

Ben ise gerçeği görmüyorum

Yüreğim bana engel

Sen bana gerçeği göster

Al gözüm senin olsun

  Bedensel engelli kardeşlerim var. Yürüyemiyor, hareketleri kısıtlı, elleri tutmuyor, bedenen oldukça sıkıntılı ama imanı, inancı o kadar sağlam ki; hâlini Allah’a şikâyet etmiyor, hâline şükredip hayata tutunmaya, engelleri aşmaya çalışıyor.

Senin ayakların yürümüyor

Ama seviyorsun yaratılanı

Ben yürüsem ne olur

Merhametim yok ezer geçerim onu

Sen bana sevmeyi öğret

Ayaklarım senin olsun

  Dili susan, kulağı duymayan kardeşlerim… Biz duyuyor, konuşuyoruz da ne oluyor? Dilimiz küfür ve hakaret yüklü, kulağımız hayrı değil şerri duyuyor. Sen hâline şükret yarın kazanan sen olacaksın çünkü sen masum, günahsız, gönlü ferah, yüreği sevgi dolusun. Kıskanıyorum seni.

Bana da öğret sevmeyi

Ver sevgiyi al kulağımı

Yalan yüklü dilim senin olsun

Üzülme kardeşim esas engelli benim

  Masumiyetin abidesi zihinsel engelli kardeşim… Sen sınavı dünyada vereceksin, biz ahirette vereceğiz. Bizim sınavımız çok çetin olacak. Sen günahsız, masum, tertemiz bir ruh taşıyorsun. Bizim ruhumuz o kadar kirlenmiş ki inan artık taşıyamıyoruz.

Sen masumiyetin abidesi kardeşim

Zihinsel engelli sen değil, benim

Çünkü senin zihnin sevgiye

Benim zihnim hileye çalışır

Asıl engelli benim

Bana acı ne olur

  Bütün engelli kardeşlerime engellerin kalkması dileğiyle sağlık ve mutluluklar dilerim.

  Başta devletimiz olmak üzere, engelli kardeşlerimizin hak ve hukukunu koruyarak onların engelsiz bir hayat yaşamalarını sağlamak hepimizin üzerinde bir sorumluluktur.

  Yüreği taşlaşmış, acımasız, merhametsiz, doymayan, doyurmayan, hep benim diyen engelliler… Yeter artık engel olmayın! Herkesin yaşama hakkı vardır. Yeter artık engelleri kaldırın!

Abdullah Kaplan

YORUM ALANI

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.