SON DAKİKA

GAZETECİLER CEMİYETİ ‘HABERİN AĞIR BEDELİ’ BAŞLIĞIYLA KONFERANS DÜZENLEDİ

Bu haber 27 Mart 2022 - 18:33 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Ankara’da 25-27 Mart tarihleri arasında Gazeteciler Cemiyeti M4D Projesi III. Yıllık Medya Konferansı yapıldı. “Haberin Ağır Bedeli” başlığıyla düzenlenen konferansa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Başkan Yardımcısı Yusuf Kanlı, Elçi Müsteşar, Siyasi İşler Bölüm Başkanı, AB Türkiye Delegrasyonu Stefano Fantaroni, Avrupa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Paolo Magagnotti, Gazeteci Kenan Şener, Gazeteci ve Akademisyen Dr. Çağrı Kaderoğlu Bulut, Gazeteci Nursun Erel, Murat Yetkin, Kadri Gürsel, Dr. Hülya Eraslan, Faruk Bildirici, Ünsal Ünlü, Prf.Dr. Süleyman İrvan, Mustafa Arslan, Yıldız Yazıcıoğlu, Emre Kızılkaya, Sedat Bozkurt, Dilek Gappi, Kemal Aktaş, Hayri Demir, Mustafa Hoş gibi çok sayıda tanınmış gazeteciler, akademisyenler ve alanlarında uzman profesörler katıldı.

Sunuculuğunu gazeteci Zeynep Gürcanlı’nın üstlendiği konferansa, geçtiğimiz haftalarda Türkiye’nin gündemine oturan ve ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçundan tutuklanıp 49 gün sonrasında tahliye edilen gazeteci Sedef Kabaş da katılarak yaşadığı süreci anlattı. Moderatörün sorularını yanıtlayan Kabaş, “Dünyanın hiç bir yerinde DEMOKRASİ var diye tanımlanan ülkelerde Atasözü, deyim, fıkra, masaldan ötürü hapsedilemez. Hapsediliyorsa demokrasiden bahsedilemez” ifadelerini kullandı. Gazetecilerin güvenliğinin adeta sıfır olduğunu, Türkiye’de gazeteciliğin tehlikeli bir hal aldığını söyleyerek Suskunluk Sarmanı vurgusu yaptı. Kabaş: “Diktatöre sormuşlar: ‘Nasıl diktatör oldun’ diye. Diktatör yanıtlamış: ‘Kimse olamayacağımı söylemedi’ örneğini verdi ve ekledi: “Buna siyaset dilinde sinsi otoriterlik denir. Bazıları; ‘Aman canım Sedef de bu Atasözünü kullanmasaydı’ diye düşünenlerle ‘Aman canım o da mini etek giymeseydi’ düşünceleri taşıyan kişiler arasında hiç bir fark yok” dedi. 

Gazeteci Sedef Kabaş “Kendime ve size şu soruları sormak istiyorum. Biz niye korkuyoruz? Suçumuz ne? Adam mı öldürdük? Uyuşturucu veya Kaçakçılık mı yapıyoruz? Terör örgütü üyesi miyiz? Suç işlemediğimiz halde birey olarak neden korkuyoruz?” sorularına yanıt aradı.

Moderatörün ‘Neden Sedef Hedef?’ sorusu üzerine “Bu benim ilk yargılanmam değil. 2015 yılı 17-25 Aralık sürecinde duayen gazetecilerin bile susmayı tercih ettiği sırada ben “Sümen altı edemezsiniz” dediğim için ağır ceza mahkemesinde yargılandım” şeklinde yanıtladı. 

ADALET KAN AĞLIYOR

Gazeteci Sedef Kabaş: “49 günlük tutukluluk sürecinde edindiğim izlenimler şöyle; İçeride bir çok dram yaşanıyor. Herkesin göğüsleyeceği yerler değil. Sadece gazeteciler için konuşmuyorum, hüküm giymiş herkes için geçerli. Adalet kan ağlıyor ve adalete ters kelepçe takılmış durumda. Bu süreci medyamızın takip etmesi gerekir” ifadelerine yer verdi. İçeride bulunduğu süreci kendisi için bir sınav ve inzivaya çekilme süreci olarak yorumlayan Kabaş, “İktidarın oldu-bittiye getirilme sürecine dur demek lazım. Ben hapisteydim fakat vicdanım özgürdü. Bazı insanlar ise dışarıda oldukları halde vicdanları mahkum” dedi. 

TERS KELEPÇE

Ters kelepçe konusuna da değinen Sedef Kabaş: “Polisler bana ne söylediyse onu uyguladım. Polisler ‘Sedef Hanım size kelepçe takmayacağız fakat elleriniz arkada olacak şekilde yürüyeceksiniz’ dediler ve ben de söyleneni yaptım” diyerek konuya açıklık getirdi. 

Konferans süresince Basın ve İfade Özgürlüğü, Medyada Özdenetim İhtiyacı, Yerel Basında Ekonomik Buhran, İfade Özgürlüğü ve Dezenformasyon, Haberin Ağırlaşan Bedeli, Genç Gazeteciler için Yeni Meslek Eğitim Olanakları başlıklı konular işlendi. 

Konferansta duayen Gazeteci Hıfzı Topuz’a Meslek Onur Ödülü verildi. Video üzerinden konferansa katılan Topuz, ifade özgürlüğü ve gazetecilik üzerine kısa bir paylaşımda bulundu. 

ÖZEL HABER: Sümer TAŞKIRAN / Ankara 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.