SON DAKİKA

GAZETECİLER GÜNÜ VE ZORLUKLAR İÇİNDE SÜRÜNEN GAZETECİLER

Bu haber 09 Ocak 2021 - 0:56 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Rüyaları süsleyen profesyonel gazetecilik mesleği ve içinde bulunduğumuz yüzyılda yerlerde sürünen bir meslek dalının gününü kutluyoruz. 

10 Ocak ÇALIŞAN Gazeteciler Günümüz kutlu olsun. Kutladık oldu da bitti, maşallah nazar da değmez inşallah…

ÇALIŞAN’ı özellikle büyük yazdım. Nasıl çalışan? Hangi şartlarda çalışan? Nelere maruz kalarak çalışan? Listeyi dilediğiniz gibi uzatabilirsiniz! 

Kendim tecrübelerimden yola çıkarak söyleyeyim. Gazeteciliğe başladığım andan bu yana, gerek saha deneyimlerimde, gerekse de bulunduğum süreç zarfında aşama aşama yaşadığım tüm zorlukları anlatsam sanırım şaşar, kalırsınız. Acaba nereden başlasam ki..Üç kez ölümden kıl payı kurtulduğum süreçte sigortasız çalıştırıldığımdan mı? Çalıştığım Kurum tarafından zorda kalınca mecburi sigorta yapılmasından mı? İşsiz kalıp freelance (serbest çalışan) dönünce yaşadığım sıkıntılı süreçleri mi anlatsam, yoksa iş ararken tacize maruz kaldığım günlerimi mi?…

Emeklerinizin sömürüldüğü nice zorluklara mücadele ettiğiniz gazetecilik mesleğinin sıkıntılarını konuşacağınız bir platform olduğu takdirde korkusuzca yüreklerinizin dile geldiği günleri büyük bir inanç ve umutla bekliyorum. Umarım o günleri de görürüz. 

Sadece maddi gücünü kullanarak medyada yer almaya çalışan, fakat iki kelimeyi bir araya getiremeyen medya patronları veya imtiyaz sahiplerinin göğsünü gere gere ortalıkta bir prestij kıyafeti giyinip kendini çok önemli sananları gördükçe canım yanıyor. İçim kanıyor. 

Elbette liyakat sahibi kendini de, haddini de çalışanlarını da bilen muhteşem SAYGIN değerli büyüklerim ve gazeteci meslektaşlarımı, kaliteli, profesyonel, çalışan hakkı yemeyen kurum ve kuruluşları tamamen ayrı tutuyorum. 

Buradaki sözüm açık ve net. Kendini bilen biliyor. Mesajı da alırlar ya da belki anlamamazlıktan gelirler. O da bir ihtimal… Ben yazayım da kim alırsa alsın. Almayan da çapsızlıklarıyla övünmeye devam etsin. 

Konuşamıyor çalışan gazeteciler; konuşmak, haykırmak istiyor, fakat yapamıyorlar, yapamayacaklar da. Biliyorum mesleğine sevdalı, cevval ve çok başarılı meslektaşlarım işlerini kaybetmekten korkuyorlar. Yerine göre, ölümle burun buruna gelen, geceleri gündüzleri belli olmayan ve inanılmaz ucuza çalıştırılan, yıllarca çalışmalarına rağmen basın kartı alamayan, sigortaları yatırılamayan nice başarılı meslektaşım sıkıntılarını dile getiremez. Sıkıysa eleştirsin.. 

Bu satırlarla risk alıyorum evet, ama artık gerçekten susmayacağım. Madem gazeteci kamuoyunun sesi, neden meslektaşlarımın sesi de olmayayım. 

Bu yaşadığımız emek sömürgeciliğine maruz kalmışken neden onların duygularına tercüman olmayayım, olacağım. AŞIK OLDUĞUM ve hâlâ bu uğurda eğitimler alıp, kendimi geliştirmeye gayret ettiğim mesleğime ve maruz kaldığım emek sömürgeciliğine ASLA sessiz kalmayacağım. 

İsterlerse işimden kovulayım, önemli değil artık. Yeter ki bu işi layıkıyla yerine getiren meslektaşlarımın yüreklerinin, düşüncelerinin sesi olabileyim. Duygularına tercüman olayım, sesleri, nefesleri olabileyim. Hayatlarında somut iz bırakarak, bu dünyadan göçerken bu soruna faydalı olarak, göçüp gideyim bu dünyandan. 

Yakın bir zamanda bir özel röportaj için çekime gittim ve röportaj sonrası orada çalışan meraklı bir bey yanımıza geldi ve basın kartı sahibi olmak istediğini söyledi. Emekli olmuş şu an farklı bir alanda çalışmasına rağmen basın kartı sahibi olmak isteğini dile getirdi. Ben de gazetecilik deneyiminin olup olmadığını sorduğumda, “Hiç anlamam. Bir arkadaşım da benim gibi emekli olup, bir gazetede kendini künyeye yazdırıp şartları sağlamış ve basın kartı almış, bu yüzden ben de aynı şekilde kart almak istiyorum” yanıtını aldım. Nereden emekli oldunuz? diye sorduğumda “Polis” dedi. O zaman şöyle yapalım dedim “Ben de polislikten hiç anlamam. Sen benim için bir polis kartı çıkar, ben de sana basın kartı sahibi olmanın yolunu öğretiyim. Olur mu? dedim. Mümkün değil, dedi. O zaman bu da mümkün değil, dedim. Çok haklısınız hiç bu şekilde düşünmemiştim bana farklı bir bakış açısı kazandırdınız, özür dilerim” dedi ve sustu. Esasında sözün bitmediği fakat bitirildiği yer…

Türkiye’nin kalbi ANKARA. Politikanın olmazsa olmazı ve kalbi ise Ankara Gazetecileri… 

Bu bağlamda düşünüldüğünde Ankara gazetecileri ayrıca özel bir yere sahip. Ankara gazetecilerinin saha performansı kulisler, yaşananlar, onların kaleminde adeta ete kemiğe bürünüyorlar, saha çalışmaları oldukça meşakkatli. 

Gazetecilerin emek sömürüsünün sadece Türkiye’ye has bir durum olduğunu düşünmüyorum. Çünkü uluslararası çalışan bir çok gazeteci arkadaşlarımla da istişarelerimde yakınmalarını dinliyorum, benzer şeyler duyuyorum. Güya DÜNYANIN 4. BÜYÜK GÜCÜ’dür, basın. En çok sömürülen bir meslekken hangi güçten bahsediliyor acaba? 

Artık gerçekten  yasaysa yasa, kuralsa kural..  Bir an önce gazeteci olma kolaylığı sağlayan yasalar değişmeli. Önüne gelen gazeteci olmamalı.. Hele de şu an domain (alan adı ) alarak internet haberciliğine soyunan fakat gazeteciliğin G’sinden anlamayan, binlerce vasıfsız insan türedi son dönemde. Bu sayede gazete adını kullanıp kendilerine prestij ve çevre yapıyorlar, gazetecilik adı altından, medyanın gücü ile başka işlere soyunuyorlar. İşin özünü bilmeyenler ise bunları bir gerçek sanıp iş yapıyor. Bunlar da gereksiz bir saygınlıkla ortalıkta boy gösteriyor ve çalışanlarına maaş vermeden gazetecilik oyunu oynuyorlar, tıpkı çocukların evcilik oyunu gibi…

Tıpkı polis, jandarma, doktor, avukat gibi saha deneyimi gerektiren mesleklerdendir, GAZETECİLİK. Basite indirgenmemeli, her önüne gelen, birikimi olmayan gazeteci olamamalı, en azından. Tırnaklarıyla kazıya kazıya bir yerlere gelen, eğitimli insanların hakları sömürülmemeli. Sırf birinin tanıdığı diye armut piş, ağzıma düş, diyerek ekran yüzü olmamalı.. 

Gerçek anlamda o yerlere gelebilmek oldukça zor süreç, bunu ancak gerçek anlamda hakkıyla çalışan basın emekçileri bilir…

10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜMÜZ CANI GÖNÜLDEN KUTLU OLSUN! 

Hepinize Sevgi ve Saygılarımla.. 

GAZETECİ – YAZAR: SÜMER TAŞKIRAN 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.