SON DAKİKA

MAHALLE BEKÇİSİNİN DÜNÜ VE BUGÜNÜ

Bu haber 16 Eylül 2019 - 1:01 'de eklendi ve kez görüntülendi.

   Mahalle bekçiliği, Emniyet Teşkilatının olmazsa olmazıdır. Çünkü her birimin yapacağı görev ve sorumluluk alanları vardır. Gece bekçiliği de bu sorumluluk alanlarından biridir, bunu da gece bekçileri tamamlar.

   Önceden köylerde hashas, şehirlerde mahalle bekçileri vardı. Bunlar özellikle geceleri görev yapan çok yetenekli, güvenilen, cesur, bileği güçlü, dürüst, namuslu kişilerden seçilir. Gerekli eğitim ve disiplin verildikten sonra görev ve sorumluluk alanlarında göreve başlarlardı. Şehirdeki mahalle bekçileri, emniyet müdürlüklerinin denetim ve gözetiminde; köylerde ise muhtarların sorumluluklarında görev yaparlardı.

    Her mahallenin sorumlu bekçileri vardı. Mahalle adeta bekçilere güvenlik, asayiş, takip, haber verme noktasında zimmetlenmişti. Mahalleleri çok iyi tanıması, yerel yöneticilerle istihbarat paylaşımı yapması, mahalleye giren çıkanı takip etmesi, arsızı hırsızı gözünden tanımasıacılı ve sıkıntılı aileleri takip ederek yetkililere bilgi vermesi, mağduru ve kimsesizi, mahalledeki acı, açığı, kaçığı, hırlıyı hırsızı takip etmesi, mahallenin huzurunu sağlaması ve yetkililere bilgi vermesi bekçinin asli görevlerindendir.

     Mahalle bekçileri akşam karanlık basmadan (akşam ezanıyla) göreve başlar, sabaha kadar bir baştan bir başa mahalleyi dolaşır. Soğuk günlerde bazen fırınlarda veya gece hizmet veren yerlerde biraz ısınır, tekrar göreve devam ederlerdi.

    Bekçilerin çok iyi kullandıkları bir düdükleri vardı. Onunla adeta konuşur, diğer mahalle bekçileriyle haberleşir, tehlikeyi haber verirlerdi. Bu düdük sesi mahalle sakinlerine güven verirken kötülere de korku salardı. Vatandaş bu sayede geceyi huzur içinde geçirirdi.

    Mahalle bekçiliği birimi bir ara kaldırıldı. Bunun yanlış olduğunu yetkililere defalarca ilettik ama nafile. Sonunda bu birime ihtiyaç olduğunun farkına vardılar ve tekrar bu yıllarda hayata geçirdiler. Her kim düşündü ve bu birimin hayata geçmesini sağladıysa teşekkür ediyorum.

    Her görev gibi mahalle bekçiliği de kutsaldır. Çünkü onlar da devlete millete hizmet ediyor. Bunun da elbette zorlukları, sıkıntıları vardır.

    Mahalle bekçileri çok dürüst, güvenilir, vatanını milletini seven, siyasi ayrıcalık yapmayan, müşfik, halkın yanında ve yardımında olan, dosta güven düşmana korku salan eğitimli gençlerden seçilmeli. Seçilen bu mahalle bekçisi kardeşlerimizçok sıkı disiplinli ve başarılı eğitimden geçmeli; nasıl istihbarat sağlayacak, halkla nasıl ilişki kuracak, görev ve sorumlulukları nelerdir bilmeli; bu bekçilere gerektiğindeyakın boğuşma ve silah kullanma teknikleri, amirlerine karşı sorumlulukları çok iyi öğretilmeli. Belli bir eğitim takvimi ve programı konulmalı, bunlar tamamlandıktan sonra bekçiler görev alanlarına gönderilmeli. Bu yetmiyor; bunları seçen, eğiten Emniyet Teşkilatında bir birim olduğu gibi, her il ve ilçede bekçilerden sorumlu birimler oluşmalı ve bekçiler o birimlerin takip ve denetiminde olmalı.

   Her ne kadar bekçi de halkın güvenliğinden sorumlu ise de kendi güvenliği de o derece önemlidir. Onun da dinlenmeye, soğuktan korunmaya, can güvenliğinin sağlanmasına ihtiyacı vardır. Mahallelerde, merkezî yerlerde birer bekçi kulübesi olmasının en önemli ihtiyaçlardan olduğuna inanıyorum.

   Şu tenkidi de yapmadan geçemeyeceğim. Önce bekçiler tek gezerdi. Şimdi ikişerli hâlde sokaklarda, mahalle aralarında görüyor ve mutlu oluyoruz. Ancak bazen ellerinde telefon, ya bir köşeye çekilmişler ya gezerken onunla (telefonla) meşguller. Çevrede ne olup bittiğinden haberleri yok. Aynı sıkıntı bazı polislerimizde de var. Yapmayın etmeyin. Gözünüzü görev ve sorumluluk alanlarında dört açın. Ne olup ne bitiyor çevreyi aynen yakın korumalar gibi gözleyin, tedbirli olun. Siz uyanık olun ki biz rahat uyuyalım; düşmanımız her günkünden daha çok. Bir anekdotla yazıma son veriyorum:

   Bir köylü vatandaşın tarladan veya ahırından öküzleri çalınır. Vatandaş ilçeye kaymakama şikâyette bulunur. “Hırsızlar öküzlerimi çalmış.” der. Kaymakam köylüye sorar: “Sen o sırada ne yapıyordun?” Köylü de “Uyumuştum efendim.” der. Kaymakam, “O hâlde uyumasaydın” dediğinde, köylü cevabı yapıştırır: “Efendim, ben devlet uyumaz biliyordum. Eğer devletin uyuduğunu bilseydim ben uyumazdım.

 Evet: DEVLET UYUMAZ!

Bütün güvenlik birimlerimize başarılar diliyorum.

Abdullah Kaplan

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.