SON DAKİKA

TARİHLE YÜZLEŞMEK

Bu haber 20 Mayıs 2021 - 17:15 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Tarihi baktığınızda, arşivlere ve kaynaklara indiğinizde yerli yabancı insaf sahibi, vicdan sahibi, tarafsız tarihçi ve yazarlar şunu ifade etmektedir;

Türkler, hüküm sürdüğü coğrafyada huzuru ve adaleti sağlamış tebaasına hiçbir zaman zulüm etmemiştir.

Üç kıta yedi iklim üzerinde dünyanın en büyük devletini kuran Oğuzların Boz-Ok koluna mesup Kayı boyunun fethettiği toprakları üzerinde yaşayan dilleri, dinleri farklı milletleri yıllarca adalet ve huzur içinde yönetmiş hatta onlara yönetimde önemli görevler vermiştir.

Türklerin hüküm sürdüğü bu büyük coğrafyada kurdukları Türk-İslam medeniyeti tüm insanlığın kurtuluş reçetesi olmuştur.

Türk Devletinde yaşayan hayat bulur. Türkler sayesinde kurtulan toplumlar o kadar çok ki mesela; Sultan Alparslan’ın Malazgirt Zaferiyle Anadolu’yu fethetmesiyle Bizans’ın zulmü altında olan Ermeniler kurtulmuş. II. Beyazıt döneminde İspanya’da yahudiler hırıstiyan zulmünden kurtarılarak Osmanlı Devletinin şefkatli, adaletli yönetimine sığınmışlardır. Ülkemize sığınan hangi dinden, hangi milletten olursa olsun ecdadımız onlara en geniş insanı hakkı sağlamış, insanca yaşamalarına imkan vermiştir.

Devletimizin güçlü olduğu dönemlerde azınlıklar mutlu mesut hayatlarını sürdürürken yeri ve zamanı gelince ihanetlerini ortaya koymuşlardır.

18. yüzyıla kadar Osmanlı Devletinin bünyesinde yaşayan azınlıklar zaman içerisinde iş ve meslek sahibi olmuş, zenginleşmiş hatta devletin yönetiminde önemli idari görevlerde bulunmuşlardır.

Osmanlı Devletinin cephede yenilmeye başlaması, toprak kaybetmesi, siyasi, askeri ve ekonomik olumsuzluklar dış güçleri ve içerideki azınlıkları harekete geçirmiştir.

İşte bu tarihten itibaren isyanlar başlayacak, Yunan, Bulgar, Sırp ve Ermeniler Avrupadaki kışkırtma ve milliyetçilik hareketlerine kapılarak Osmanlı topraklarında devletlerini kurmaya çalışacak ve kuracaklardır. Balkanlarda Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Sırbistan devletinin kurulması bölgenin de huzurunu bozmuştur.

Balkanlar da Osmanlı Devletinden ayrılarak kurulan devletler, Ermenilerin de iştahını kabarttı. Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti kurmak için yıllarca ülkede huzur içerisinde yaşayan mutlu azınlık Fransa, İngiltere ve Rusya gibi devletlerin silah ve mühimmat desteğiyle isyan ve saldırıları başlattılar.

I. Dünya savaşının başlamasını, Osmanlı ordularının bir çok cephede savaşmasını fırsat bilen Ermeniler dış güçlerle işbirliği içerisinde olaylar çıkarmaya ve bulundukları bölgelerde özellikle Kars, Erzurum ve Van çevresinde soygun ve katliamlara başladılar.

Osmanlı Devleti’nin cephelere gönderdiği askeri mühimmat ve erzak sevkiyatına çete hareketiyle Ermeniler zarar vermeye başladılar. Ayrıca köy ve kasabalara baskınlar düzenleyerek yakıyor, yıkıyor, çocuk, kadın, ihtiyar demeden katlediyor.

Ermenilerin bu akıl almaz ihanetleri ve soykırım uygulaması Osmanlı Mebusan Meclisinde 24 Nisan 1915 TEHCİR yasasını çıkarma zorunluluğunu doğuracak. Bu kanunla olaylara katılan devletin erzak ve mühimmat yollarını vuran, bölgede olay çıkaran, halka zulmeden Taşnak – Hınçak komitesi üyeleri Ermeni çeteleri bulundukları bölgeden Osmanlı güçlerince toplanarak Suriye’de Halep – Şam arasındaki güvenli bölgeye zorunlu göçe tabi tutuldu. Sonuçta 300 bin ila 400 bin arası Ermeni militanların demiryolu ve karayoluyla sevkiyatı başladı. Elbette tabiat şartları, yolculuğun zorlukları, görevi suiistimali sonucu ölümler olmuş lakin buna sebep olanlarda cezasız kalmamıştır. Hatta ihmali bulunan bulunmayan birilerini memnun etmek için idam edilmiştir. Bunlardan biride Boğazlayan Kaymakamı Kemal Beydir, ruhu şad olsun.

Tehcir Kanunu yürürlüğe konup uygulanırken, İstanbul, Bursa, Edirne gibi şehirler de ve Anadolu da olaylara karışmayan Ermeniler tehcirden muaf tutulmuş, varlıklarını ve işlerini Cumhuriyet Türkiye’sinde de devam ettirmişlerdir.

Tehcire tabi tutulan Ermenilerin iaşe ve ihatesi sağlanmış, geride bıraktıkları malları kayıt altına alınarak sonradan kendilerine teslim edilmiştir.

Ermeni mezalimi Doğu Anadolu’da  öyle boyutlara ulaşmıştır ki belgeleri okurken insan insanlığından utanıyor. Ermeniler Soykırımını Erzurum’da, Van Akdamar adasında köylerde insanlara vahşice uyguladılar. Beşikteki, ana karnındaki çocukları öldürdüler. Kadınlarımızın göğüslerini kesip, karınlarını deşip hunharca katlettiler. Bu yörelerde yaşayan halkı Camilere, samanlıklara doldurup yaktılar. Bunların hepsi ve daha fazlası arşivlerimizde kayıtlı ve araştırmaya açıktır. Ermeniler arşivlerini açmaz, çünkü katil Ermenilerin Türklere uyguladıkları soykırım gün yüzüne çıkacaktır.

Türk-İslam düşmanı haçlı devletler her yıl 24 Nisan 1915 tehcir olayını Ermeni soykırım yasası diye kendi geçmişlerine ve tarihi gerçeklere bakmadan siyaset malzemesi yaparak güya Türkiye Devletini köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar.

Asıl katil Ermenilerdir. Türkiye’de Türk halkına soykırım uygulanmıştır. Yüreğiniz varsa açın arşivleri buyurun bizim arşivlerimiz açık, gelsin tarihçileriniz araştırsın. Ermenilerin daha sonra 1992’de Azerbaycan’nın Dağlık Karabağ bölgesi Hocalı’da 613 Azerbaycan vatandaşını acımasızca katletmedi mi? Sırpların Kosova katliamı ne çabuk unutuldu.

Hele Türkiye’yi soykırım yapmakla itham eden Amerika ve onun bunak başkanı 15 milyon Kızılderiliyi, 4 milyon Vietnamlıyı, 3 milyon Koreliyi, 1 milyon Kamboçyalıyı, 1,5 milyon Afganlıyı, 1 milyon Iraklıyı, 350 bin Japonu katletti. Bu soykırım değil de nedir? Ya İngiliz, İtalyan gibi sicili karanlık batılı devletlerin katliamları utanç verici. Ya Ruslar? yüzbinlerce Kırım Türkünü aç, susuz, havasız tren vagonlarında sürgün ederken soykırım yapmadı mı? Bugün Çin’in Doğu Türkistan’a uyguladığı soykırım değilde nedir? Yahudi İsrail devleti de Filistinli Müslümanlara medeni dünyanın gözü önünde soykırım ve mezalim uygulamıyor mu?

Bu Yahudiler aslında İspanya’da zulüm görmüş ve göçe zorlanmış. Ama yine Osmanlı Devleti kapısını açmış yer vermiş, yurt vermiştir. Yahudilerde ilk fırsatta Ermeniler gibi Osmanlı Devletine ihanet etmiştir. Hitlerin zulmüne maruz kalmalarına rağmen kendileri zalim olmuş Orta Doğuda terör estirmeye başlamış ve halen devam etmektedirler.

Sonuç olarak tehcir yasası soykırım değil, savunma yasasıdır. Amerikalı tarih profesörü Justin McCarthy şöyle diyor;

“Belgeler gösteriyor ki, Türkler değil Ermeniler soykırım yaptı.” Yine Ermenistan’ın ilk başbakanı Yohannes Kaçaznuni “Türklere biz savaş açtık, Ermenistan hayali ile ayaklandık, olayların sebebi biziz. Türklerin uyguladıkları Tehcir amaca uygundur. Kendi dışımızda suçlu aramayalım. Yüzyıllarca yıl birlikte yaşadık, şimdi Türklere bakacak yüzümüz kalmadı.” diyerek kendilerinin yaptığı soykırımı açıkça ifade etmektedir.

Tarih yalan söylemez. Türk düşmanları iftiralarını sürdürmeye devam edecektir. Biz devlet olarak dik duralım, çok çalışalım ve düşmana fırsat vermeyelim. Tarihi gerçekler elbet bir gün yüzlerine çarptırılacaktır.

19/05/2021

Abdullah KAPLAN

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.